Buradasınız :  Makaleler/ “Şu tarikata gireceğim fakat şu adam olmasa” demek...
Kategori:
Makaleler
482 kez Okunmuş

“Şu tarikata gireceğim fakat şu adam olmasa” demek...

 
Soru: “Şu tarikata gireceğim fakat şu adam olmasa” demek geçerli bir mâzeret midir?
 
 
Tasavvuf ve tarikat, bir gönül ve sevgi işidir. Kalp ısınmadan bağlılık olmaz. Tabii burada ısınmadan murat, kalbin birinci derecede mürşide ısınmasıdır.
 
Mürşide kalbî olarak ısındıktan sonra çevresinde hoşlanmadığı insanların bulunması mazeret olmamalıdır. “Gülü seven dikenine katlanır” derler. Mürşide duyulan sevginin, onun çevresindekilere duyulacak nefrete engel olması beklenir. Çünkü insanların hoşlanmadığımız taraflarına katlanmak da manevi bir görevdir.
 
Bilmek gerekir ki bu âlemde celâl tecellisiyle cemâl tecellileri daima birliktedir. Bakınız Niyâzî Mısrî ne güzel söylemiş:
 
Cemâli zâhir olsa tîz celâli yakalar ânı
Görürsün bir gül açılsa yanında hâr olur peyda
 
Birtakım kimselerin varlığından rahatsız olmak, manevi eğitim ve sabırla aşılması gereken bir eksikliktir. Çünkü seven, sevdiğinin sevdiklerini sevmek, en azından onlara katlanmak zorundadır.
 
Bu tür soğukluk ve sevgisizliğin neden kaynaklandığına da bakmak gerekir. Çünkü çoğu zaman bu tür şeyler nefsten kaynaklanır. Soğukluk nefsten kaynaklanınca, onu aşmaya çalışmak gerekir.
 
Ancak bu soğukluk, o kişide bulunan şer’î kusur ve hatalardan kaynaklanıyorsa, o zaman işi dedikoduya vardırmadan kendisine söylemek gerekiyor. Böylece kişinin içi rahat olur ve görevini yerine getirmiş olur.
 
 
___________________

Kaynak: Hasan Kamil Yılmaz, 300 Soruda Tasavvufî Hayat, 53-54. 


Bu Yazılarda Dikkatinizi Çekebilir