Tasavvuf ve İlim

  Bazıları tasavvuf terbiyesi cahillere lazımdır, alim olanların ona ihtiyacı yoktur diye düşünür. Halbuki durum tam tersinedir. Tasavvufun yöneldiği ilme, irfana,feyze, edebe, hakikate, sevgiye, hizmete en fazla alim olanlar muhtaçtır .Çünkü alimin dini bizzat DEVAMINI OKU..

Tasavvuf Güzel Ahlaktır

Her konuda olduğu gibi güzel ahlak da işin ehlinden öğrenilir, yani bilenden değil yaşayandan öğrenilir. Çünkü şeytan da biliyor ve çok şey biliyor amma bildiği hiçbir işe yaramadı. DEVAMINI OKU..

Tasavvuf ve Edep

Bir işin edebini bilmek, o işi başarmak için gerekli olan inceliği bilmek demektir. Yani işin kendine has sırrını, püf noktasını bilmektir. Bunun gibi nefs-i emmareden (kötülüğü emreden, insanı kötülük yapmaya sevk eden nefsten) kurtulmanın yolu da üç edebe riayetten, ü DEVAMINI OKU..

Tasavvuf Nedir

Tasavvuf, topluca tevbe etmek, birlikte zikretmek, şeytanlara karşı birleşmek, hak için birbirini desteklemek ve cemaat halinde Allah yolunda yürümektir. Tevbe etmek ve dini öğrenmek tasavvufun başı, zikir ve tefekkürle ilerlemek bu yolun adabıdır. Tasavvufun ana maddeleri şer DEVAMINI OKU..

Allah Dostu Kimdir ?

Mümin Hak adamıdır. Hak bütün hal ve hareketlerini hak terazisinde ölçmektir. Hak, Cenâbı Hakk'ın sevdiği ve razı olduğu şeydir. Hakkı öğrenmenin tek yolu Kur'an'ın ayetleri ve Hz. Peygamber'in DEVAMINI OKU..

DUYURU

Beğeneceğinizi umduğumuz yeni arayüzümüz tamamlandı.

İnşallah kısa sürede geçiyoruz. Hayırlı olsun...

"tasavvufnedir" twitter, "Tasavvuf Nedir" facebook hesaplarından

bizleri sosyal medyada da takip edebilirsiniz.

 

NEFSİ EMMARE NEDİR VE NASIL KURTULUNUR

Değerli kardeşim! Allah Teala Kuran-ı Kerim'de nefs-i emmareden bahsetmiş ve onun kişiye devamlı kötülük emrettiğini söylemiştir. Toplumda öyle insanlar vardır ki devamlı kötülük yapar ve bundan mutlu olurlar. İşte bu tür insanlar nefsi emmarelerinin tuzağına düşmüş zavallı kimselerdir. Bununla beraber her mümin için böyle bir nefs, bilmesi ve mücadele etmesi gereken bir manevi düşmandır. Zira mücadele edilmezse kişiye galip gelmesi ve sonunda en çirkin günahları işletmesi muhtemeldir.

Devamını oku...
 

TASAVVUF VE ESASLARI

Tasavvufa bir takım olağanüstü haller yaşamak, gayb aleminden haberdar olmak, keramet görmek veya göstermek için girilmez. Amaç, Ehl-i Sünnet akaidi çizgisinde istikamet sahibi olmaktır. İmam-ı Rabbanî k.s., Mektubat’ında, “Tarikat talebi gayba ait şekil ve suretleri görmek, bazı renk veya nurları seyre dalmak için olmamalıdır. Bunlar oyun ve oyalanma kabilinden şeylerdir.” (210. Mektup) dedikten sonra özetle şu izahatı yapar:
Devamını oku...
 

TASAVVUFUN ORTAYA ÇIKIŞI VE HURAFELER

Mürşid, mürid tasavvuf gibi kelimeler, Peygamberimiz (sav) ve ashab-ı kiram zamanında yoktu. Fakat bunlarla anlatılan her şey vardı. O devirde iman, ilim, ihlâs, ibadet, amel, takva, edep, hizmet, mücahede gibi dinin bütün emirlerinin üzerinde aynı derecede duruluyor ve gereği yapılıyordu. Her şeyden önce kalbe önem veriliyordu. Kalp, bütün ibadetlerin ve güzel ahlâkın temeli görülüyordu. Çünkü din bunun için gelmişti.

Devamını oku...
 

TASAVVUF NASIL DOĞDU

Asr-ı Saadet’te müslümanlar arasında herhangi bir ihtilaf, halledilmemiş bir müşkil yoktu. Hangi konuda olursa olsun, bir müşkil olduğu zaman Hz. Peygamber s.a.v.’e müracaat edilip çözülüyordu. O dönemde akideler saf, niyetler halisti. Nübüvvet nuru tesirini devam ettiriyordu. Fakat Hz. Peygamber’in vefatından sonra yer yer ihtilaflar baş gösterdi. Müslümanlar ilk olarak halife seçimiyle karşılaşmış ve bu mevzuda ihtilafa düşmüşlerdi.

Devamını oku...
 

HİMMET MEVZUSU

Bugün günlük hayatımızda himmet deyince akla yardım ve destek geliyor. ‘Falanın himmetiyle müşkilim çözüldü’ derken, bana sağladığı destekle sıkıntıdan kurtuldum demeyi kastediyoruz. Böyle bir himmeti inkar eden yok. Çünkü bütün insanlık, birbirine muhtaç bir halde yaratılmıştır. Zayıflar güçlülere, fakirler zenginlere, hastalar doktorlara, cahiller alimlere muhtaç edilmiş; kendisine maddi-manevi imkan ve nimet verilenler de, onu muhtaçlara ulaştırmakla görevlendirilmiştir.

Devamını oku...
 

TASAVVUF NEDİR (2)

Tasavvuf, Hz. Resulullah (sav) efendimizin içte ve dıştaki şirki yıkması, müminleri hakiki imana ulaştırmasıdır.

Tasavvuf, Hz. Ebu Bekir (ra) gibi canını da malını da Resulullah (sav) için feda etmek, sadakatle teslim olmaktır.

Tasavvuf, Selman Farisi'nin (ra) ehlibeyt ve Resulullah muhabbetinden dolayı “seyyid” olmamasına rağmen ehlibeytten sayılmasıdır.

Devamını oku...
 

Sosyal Medya

Yazarlarımız

Selim Uğur

Gözden ırak olan...

Oku..
Mahmud Kaya

Mürşidi Olmayan...

Oku..
Medeni Yağcı

Tasavvufi Edep ve ...

Oku..

Günün Sözü

Dünyanın az şeyini istemek, ahiretin çok şeyini kaybetmek demektir.
Ka’b el-Kurâzî -

Anket

Tasavvuf denilince akliniza gelen ilk Allah dostu kim?