Buradasınız :  Menkıbeler/ İbrahim b. Edhem (k.s) Hazretleri
Kategori:
Menkıbeler
606 kez Okunmuş

İbrahim b. Edhem (k.s) Hazretleri

Kuşeyri Risâlesi’nde, İbrahim b. Edhem (k.s)’den şöyle bahsedilir:

 

İlk dönemin zâhid sûfilerinden biri, Ebû İshak İbrahim b. Edhem b. Mansûr’dur (rah). Allah kendisinden razı olsun, hazret, Horasan’ın Belh bölgesinden idi. Meliklerden birinin oğluydu. Bir gün avlanmak için araziye çıkmıştı; bir tilkinin yahut tavşanın peşine düşmüş onu yakalamak için koşuyordu. O esnada, gizli bir ses, kendisine,

 

“Ey İbrahim! Sen bunun için mi yaratıldın?” Yahut, “Sen bu işi yapmakla mı emrolundun?” diye seslendi.

 

Sonra, bindiği hayvanın eğerinin ön kaşından, bir ses tekrar, “Vallahi sen, bunun için yaratılmadın ve bu işle emrolunmadın!” diye seslendi. İbrahim b. Edhem, hayret edip hemen atından indi. Yolda babasının bir çobanına rastladı; onun yünden yapılmış üstlüğünü aldı, giyindi, kendi atını ve beraberindeki bütün eşyaları ona verip çölün yolunu tuttu. Epey yolculuktan sonra Mekke’ye vardı. Orada, Süfyân-ı Sevrî ve Fudayl b. İyâz ile birlikte oldu. Daha sonra Şam’a gitti ve orada vefat etti.

 

İbrahim b. Edhem, hasat zamanı tarlalarda çalışır, bostanlarda bekçilik yapar ve benzeri işlerde çalışarak elinin emeğiyle geçinirdi.

 

İbrahim b. Edhem, vera‘ (şüpheli şeyleri terk) konusunda büyük bir yere sahipti. Anlatıldığına göre o, bu konuda şöyle demiştir:

 

“Sen yiyeceğini helâlinden kazan; geceleri ibadet yapamayışın ve gündüzleri nâfile oruç tutmayışın sana bir zarar vermez.”

 

Denilir ki: İbrahim b. Edhem’in ekseri duası şöyle idi:

 

“Allah'ım! Beni, senin haram kıldığın işleri yapmanın zilletinden, sana itaat etmenin izzet ve şerefine ulaştır!”

 

Ahmed b. Hadraveyh’in nakline göre; İbrahim b. Edhem, Kâbe’yi tavaf ederken bir adama şöyle demiştir:

 

“Şunu iyi bil ki söyleyeceğim altı engeli geçmeden sâlihlerin derecesine ulaşamazsın:

 

1. Nimet kapısını kapatıp şiddet ve sıkıntı kapısını açmalısın.

 

2. İzzet (şan, şeref) arama kapısını kapatıp nefsin için zillet kapısını açmalısın.

 

3. Rahatlık kapısını kapatıp gayretle çalışma kapısını açmalısın.

 

4. Uyku kapısını kapatıp uykusuzluk kapısını açmalısın.

 

5. Zenginlik kapısını kapatıp fakirlik kapısını açmalısın.

 

6. Uzun emel kapısını kapatıp ölüme hazırlık kapısını açmalısın.”

 

İbrahim b. Edhem, üzüm bağı beklerdi. Bir gün bağa bir asker uğradı ve ona, “Bana şu üzümlerden biraz ver” dedi; İbrahim b. Edhem, “Bahçenin sahibi bana böyle bir şey için izin vermedi” dedi. Buna kızan asker, elindeki kamçısıyla İbrahim b. Edhem’e vurmaya başladı; o da başını askere doğru eğerek, “Allah’a isyan eden şu zalim başa vur; vur ki biraz akıllansın!” dedi. Adam duruma hayret edip ne yapacağını bilemedi; âciz kalıp çekip gitti.

 

Sehl b. İbrahim şöyle anlatmıştır: “Bir yolculukta İbrahim b. Edhem’le beraberdim; yolda hasta oldum. İbrahim b. Edhem bütün yiyeceğini bana verdi. Canım daha başka şeyler istedi; bunun üzerine bineğini satarak parasını bana harcadı. Ben biraz kendime gelip iyileşince, ‘Ey İbrahim, eşeğin nerede?’ diye sordum; onu sattığını söyledi. Peki ben şimdi neye bineceğim?’ diye sorduğumda, ‘Ey kardeşim, benim sırtıma bineceksin!’ dedi ve beni sırtına alarak üç konak taşıdı.”

 

 

Kaynak: Kuşeyri Risâlesi, Semerkand Yayınları


Bu Yazılarda Dikkatinizi Çekebilir